24 Haziran 2010 Perşembe

Mo İ Rana



24.06.2010 / Evet, zor bir etabı daha aşarak biraz daha güneye gelebildik. Planladığımız gibi her gün ortalama 500 km civarında yol alıyoruz ve şu anda Mo İ Rana'ya vardık. Burası da diğer bir çok Norveç şehri gibi bir sahil yeri ve yerleşik halkın % 80 kadarı balıkçı. Şansımıza hava çok güzel, bugün hiç yağmura yakalanmadık ama yarın o kadar şanslı olur muyuz bilmiyorum, az evvel akşam haberleri Trondheim ve Oslo'nun yağmurlu olacağı haberini veriyordu. Alıştık artık, yağmurlukları çekip yola devam edeceğiz.
Burada dikkatimizi çeken konulardan biri karavan turizmi, her tarafta karavanlar, karavan parkları var. Her ülkeden gelen binlerce turist burada gece güneşini fotoğraflamak için soğukta, dağda, bayırda saatlerce bekliyorlar. Eğer şansları varsa ve hava bulutlu eğilse bu ilginç anı resimliyorlar. Nordkapp'tan güneye dğru yaklaşık 1.200 km geldik ama hala gece olmuyor, olmayacak da. Nightless Night diye adlandırılan bu durum devam edip gidiyor. Şimdi en çok kış akşamlarını merak ediyorum, daha doğrusu kış günlerini. Hava hiç aydınlanmıyor, çocuklar okula, insanlar işe kör karanlıkta gidiyor, kör karanlıkta dönüyorlar. Güneşsiz yaşamaktan bembeya bir surata sahip olmuşlar, adeta vucutlarından kan çekilmiş.
Norveç'in nufusu 4.6 Milyon kişi, işsizlik yok denecek kadar az, ama ilginçtir çalışan insan da görmedim, çalışılacak ciddi bir yer de. İnsanların işi var da nasıl ve nerede çalışıyorlar anlayabilmiş değilim. Sanırım balıkçılık, hayvancılık ve tarım önemli iş alanlarını oluşturuyor. Bir de buranın geyikleri çok meşhur. Her yerde görebiliyorsunuz, çok güzeller, zaman zaman caddelere kadar iniyorlar. Hız tahditlerinin önemli nedenlerinden biri de zaten bu. Havalar ısındığında bir diğer sorun ise sivri sinekler. Her yer su olduğu için sinek de çok oluyor. Doğal hayatın korunması ilkesine de sıkı sıkıya sahip çıktıkları için genel ilaçlama yapılmıyor, yasak. Sineklerin boyutlarını görmeniz gerekir, bizim sineklere şükür edersiniz. Marketlerde sinekten korunmak için bin türlü koku, sıvı vs malzemeler gırla satılıyor.
Bu ülkenin ilginç özelliklerinden birisi de su kaynakları. O kadar çok su var ki ve deniz o kadar içerilere girmiş ki, hangisi deniz, hangisi göl, hangisi akar su anlamak olanaksız. Gözünüzün görebildiği her yerde büyük büyük su havzaları var. Yollar da buna göre inşa edilmiş. Ya Suyun etrafından dönemeçli yollarla gidiliyor, ya da tüneller, köprüler geçiyorsunuz. Bugün ilk defa önümüzde yol tükendi ve E06 üzerinde feribota bindik ve Borges'e geçtik. Yarım saat sürüyor ve denizin ortası inanılmaz soğuk. Allah buranın balıkçılarına güç, kuvvet versin.
Bu akşamlık da bu kadar, yarın devam ederim.

1 yorum:

  1. Harika rotaya ve mükemmel tecrübeye devam. Bir de üç beş foto koysaydın Aytekin Abi. Hadi bakalım izlemeye devam ediyoruz. Rana'ya selam :-)

    YanıtlaSil

Midnight Sun

Midnight Sun