29 Haziran 2010 Salı

Kiel - Prag Maceraları




29.06.2010 / Bu günü anlatmaya neresinden başlayacağım, bir türlü karar veremiyorum. İyisimi ben önce gemide geçen geceden başlayayım. Yazı yazma işi beni fena sardığı için dün de yazdığım gibi geminin 15. katındaki observatin lounge'da yazarken Selcan da yanımdaydı. Burası geminin en üst katı ama "AMAN ALLAH'IM BU NE MANZARA" diyebileceğiniz bir durum yok. Uçsuz, bucaksız bir denizin ortasında fındık kabuğu misali bir halimiz var. Etrafta görülebilir en ufak bir kara parçası olmadığı için içinde bulunduğunuz o an ve durum çok da ilginç bir şey değil. Sadece güneş ile geminin yarattığı dalgaların ışıklarla oynaşması belki biraz göze hoş geliyor, hepsi bu. Selcan bir süre sonra sıkıldı ve uyumaya çekildi. Ben de yazmaya devam ettim. İçeride bir yerlerde nefis canlı müzik var, soft jazz eşliğinde yazma görevimi icra ediyorum. Bir ara PC'min ekranında bir kızıllık fark ettim, kafamı çevirip bir baktım, gözlerime inanamadım. Bu mevsimde, o hiç batmayan güneş bütün haşmeti ile ufukta kurulmuş, denizin üzerinde sanki ateşini söndürme gayreti içinde. İnanın gördüğüm manzarayı burada kelimelerle anlatabilmem gerçekten çok zor. Hani bizde TEPSİ GİBİ derler ya, bırakın Allah aşkına ne tepsisi, sanırsınız kainatı ısıtan, ışıtan, enerji kaynağımız o koskocaman güneş butün gövdesi ile karşımda duruyor. Sonra yavaş, yavaş denizin üzerine adeta eriyen bir mum misali yayılmaya başladı, bir müddet sonra da ufkun derinliklerinde kaybolup gitti. Normal şatlarda güneş batması dediğimiz bu tabiat olayının sonrasında ne beklersiniz, tabii ki havanın kararmasını öyle değil mi? Yok be kardeşim ne gezer, güneş ortadan kayboldu ama etraf hala aydınlık. Gece 23.00 sularında hafif bir alaca karanlık oluştu ama o bildiğiniz kara geceler bu mevsimde olmuyor. Tabii biz güney yönüne gittikçe alışık olmadığımız bu durum normalleşmeye başlıyor. Güneşi batırdıktan sonra yazımı tamamladım ve ben de yatmaya gittim. Bu esnada geminin her yerinden farklı bir müzik, farklı aktivite ve bu aktivitelere katılan yolculaın şen, şakrak sesleri geliyordu. Kamaraların bulunduğu kısımlar son derece izole olduğu için yatmak isteyenler bu seslerden etkilenmiyor.
Bu günümüz oldukça entresan başladı ve bu saate kadar da öyle devam etti. İlk golü sabah 05.30, 2. golü de 05.45 de yedik. Neden mi, hemen anlatayım. Ben normal koşullarda her sabah 05.45 de uyanırım. Pazartesi ve çarşamba sabahları ise 05.30 da. Telefonumun alarm ayarı da buna göre ve yıllık olarak kayıtlıdır. Pazartesi ve çarşamba sabahları bir aksilik olmasın diye de 05.45 alarmım aktif durumdadır. Ben seyahat süresinin alarmlarını iptal etmiştim ama nasıl olmuş bilmiyorum bu pazartesi sabahının alarmaları silinmeden kalmış. Ne olduğunu tahmin ediyorsunuzdur, saat 10.00 da yanaşacak gemi için biz sabahın köründe uyandık. Hadi ben alışığım da Selcan bu işe çok sinirlendi, vallahi öğlene kadar tek kelime konuşmadı desem yeridir.
Neyse gemi yolculuğunuz sorunsuz neticelendi ve saat tam 10.15 de biz Kiel yollarındaydık. Garmin'e daha önce bu günün rotasını girmediğimiz için müsait bir yerde durduk ve gerekli yüklemeyi yaptık, Almanya'nın dört bir yanını saran otoyollarına attık kendimizi. İşte bundan sonrası çok eğlenceli amaaaaa, AZZZ SONRA. Uykum geldi yatıyorum, yarın çok zamanım olacak devam ederim. İyi geceler.

6 yorum:

  1. Her sabah doğruca pc min başına geçiyorum. Senden haberler almak için. Adete roman tadında anlatıyorsun bende zevkle okuyorum. Neslihan YILDIRICI

    YanıtlaSil
  2. Aytekin Bey, bir romana hazırsınız anladığım kadarıyla...Okuyucunun heyecan nabzını tetikliyorsunuz..."AZZZ sonra" olmadı mı hala? Devamını ne zaman okuyacağız?... :)

    Bu arada betimlediğiniz bu "kuşlu-böcekli Dolce Vita" hayattan bu Kuzey Avrupa ülkelerinde kimsenin ne suç işleme, ne birbirini dolandırma, ne de kanunu bi yerinden dönme güdüsü ile yaşadığını sanmıyorum...Biz avukat olarak ekmek yiyeceksek ancak bu yüksek yoğunluklu kaos ortamı hiç dinmeyen topraklarımızda yeriz yine de sanıyorum... :)

    İmrendiren yolculuğunuzu keyifle izliyor, daha bol fotoğraf rica ediyoruz (özellikle yukarıda anlattığınız gün batımı resmi pliiiz!)

    Keyifli yolculuklar...
    Av. Gülsüm

    YanıtlaSil
  3. HAdi ama devamını a alalım, PRag anlat biraz..

    YanıtlaSil
  4. afferim baba helal olsun senden bole bi teknoloji kullanım potansiyeli açığa çıkar diye beklemiyordum açıkçası

    öptüm çok

    ali yıldırıcı

    YanıtlaSil
  5. Aytekin Bey tam beklediginiz gibi gezi süper gitmekte anladığım kadarıyla. Bu blog olayıda süper olmus. yazılarınızı keyifle okumaya başladım. ama daha cok resim rica eden diğer yorumculara aynen katılıyorum.. merak ediyoruz...iyi yolculuklar. Efsane

    YanıtlaSil
  6. PRAG2DAYIZ VE BURASI BENİM İLKAY'CIĞIMI İLK TANIDIĞIM YER.ÇOK NOSTALJİ YAPTIM KIZ İLKAY HEP SENİ ANDIM PRAG'IN HER KÖŞESİNDE.KOCAMAN ÖPTÜM SENİ BİRADER.
    SELCAN

    YanıtlaSil

Midnight Sun

Midnight Sun